BTS olarak birincil önceliğimiz ve hedefimiz; ülkemizin sahip olduğu kaynakları ve hammaddeleri tüketmeden verimli kullanmak adına Rejenerasyon tekniğiyle (binde üç kayıpla) rafine ederek baz yağ olarak ülkemize geri kazandırmak böylece dışa olan bağımlılığımızı da azaltmaktır.
Rejenerasyon sonucunda uzun vadede, gelecek kuşakların yer altı kaynaklarını tüketmeden ve çevre kirliliğine sebep olmadan bu işlemi gerçekleştirmekteyiz. Ayrıca bahsi geçen atık yağları, mobilize olan makinemizle yerinde rejenere ederek taşınması sırasında oluşabilecek riskleri de yok etmekteyiz. |
 |
Ekibimiz her zaman "Geri Dönüşümün" gerçek bir uygulayıcısı olarak bu endüstrinin çıkarlarını koruyacaktır. Sahip olduğu teknoloji ile çevremizin, geleceğimizin, bilgi teknolojilerinin, sağlığımızın ve ortak çıkarlarımızın Türkiye'deki sesi olacaktır. İşte bu yüzden kullanılmış endüstriyel yağ atık değildir. |
|
Geri Dönüşüm ve Bakış Açımız
| Kullanılmış endüstriyel atık yağlar maalesef Dünya da susuz-tehlikeli sıvı atık kategorisi içerisinde en büyük miktara sahiptirler. Ne yazık ki ülkemizde de bu durum pek farklı değildir. Türkiye'de "Geri dönüşüm" kavramı; atık duruma gelmiş "A" atığının tesislerde baz yağdan (yağın rafineriden ilk çıktığı hal) daha az değerli "B" ürününe dönüştürülerek üretime kazandırılması anlamına gelmektedir ya da bertaraf edilmeyi beklemektedirler ve bu kesinlikle geri dönüşüm değildir, ta ki bugüne kadar.
TÜİK verilerine göre 2010 yılında, Türkiye %28,7 artışla 38,5 milyar $ değerinde mineral yağlar ve petrol ürünü yakıtlar ithal etmiştir. Girişimlerin 2009 yılında toprak ve yeraltı suyunu koruma harcamaları 20.360.414 TL olmuştur. Çevresel harcamalarının %51'i atık yönetimi, %26'sı atık su yönetimi, %13'ü dış ortam havasını ve iklimi koruma konularında gerçekleşmiştir. Firmamız alanında ki çalışmaları sürdürerek bu oranlarda gözle görülür bir değişimi hedeflemektedir.
|
|